|
Arı
Ceplerinde Taşınan Polen Tozları
Yeryüzünde
olağanüstü ve görülmeye değer milyarlarca bitki, gizemli yaşam tarzları,
insanları kendilerine hayran bırakan etkileyici kokuları ve benzersiz
güzellikleriyle her zaman bilim adamlarının ilgisini çekmiştir.
Gerçekten de toprağın kendilerine sağladığı mineral ve suya tamamen
bağımlı olan, bu nedenle son derece savunmasız ve narin gözüken
bitkilerin kendilerini düşmanlarına karşı nasıl savundukları, yaşadıkları
yerlerdeki zorlu ortamlara, hatta değişen şartlara hangi yollarla
uyum sağladıkları yıllar süren araştırmalar sonucunda birer birer
gözler önüne serilmektedir. Bilim adamlarının her geçen gün edindiği
bilgiler, bitkiler aleminin daha nice bilinmeyeni içinde gizlediğini
apaçık ortaya çıkarmaktadır.
Yaşamlarını
bağımsız olarak sürdürebilmeleri için her türlü kendilerine türlü
imkanlar verilmiş olan bu muhteşem canlıların belkide en merak uyandıran
özellikleri, nesillerinin devamı için çeşit çeşit yollara başvurmaları
ve bunun için Cenab-ı Allah'ın kendilerine bahşettiği eşsiz yetenekleri
kullanmalarıdır. Dünyanın dört bir yanına dağılmış yeryüzünün bu
ihtişamlı süslerinin, polen tozlarının yayılmasını sağlamak için
kullandıkları taktikler ve sahip oldukları özel mekanizmalar gerçekten
de tefekkürre değerdir.
Birbirinden
farklı yerlerde yaşayan, hem görüntüleri hem de yapıları açısından
farklılık gösteren bir çok çiçek, polenlerinin yayılması için aynı
yöntemi uygulamakta, kendilerine konan sinek veya arıları bu amaçla
kullanmaktadır. Nitekim Güney Afrika'da yaşayan pembe yılanotu çiçeğinin
polenlerini yaymak için seçtiği yol da son derece ilginçtir.
Bu güzel bitkinin çiçekleri, taç yapraklarını açtığı zaman uzantılarının
üzerinde bulunan kürecikler tüm ihtişamıyla ortaya çıkar. Oysa birçokları
gibi Afrika'nın orjinal pembe çiçeğinin de sarı polenlerle kaplı
gibi gözüken küreciklerinin dış yüzeyinde polen yoktur ve polenler
değerli bir mücevher gibi iç kısımda korunmaktadır. Bu nedenle çiçekteki
polenleri almaya gelen bir çok böcek, bunun bir aldatmaca olduğunu
farkedemez ve polen kaplı olduğunu zannettiği küreciklerin üzerine
konar. Fakat eşşiz bir rızık bulduğunu düşünen böcekler, bu aldatmacadan
dolayı polenleri alamadan geri dönerler. Çünkü bu polenleri yaratan
Cenab-ı Allah, onları toplama yeteneğini bambaşka bir canlıya ilham
etmiştir. Gerçekten de saklı polenlerin oradan çıkmasının bir tek
yolu vardır, o da küreciğin tepesindeki minik deliktir ve Allah'ın
vahyi ile hareket eden arı inanılmaz bir yöntemle polenleri bu delikten
çıkarmayı keşfetmiştir.
Zengin
protein kaynağı olan polen tozlarını toplamak amacıyla çiçekler
arasında dolaşan arı, kanatlarıyla çıkardığı yüksek perdeli vızıldama
sesi ile pembe yılan otunun çiçeğine yaklaşır ve sarı küreciklerin
üzerine konarken kanatlarını çırpmaya devam eder. Fakat tam bu noktada
arı insanı oldukça şaşırtan bir hareket yapar ve kanat çırpma hızını
azaltır yani frekans ayarı yapar. Bu noktada elbette akla arının
frekansını niçin özel olarak düşürdüğü sorusu gelecektir. Hayvanın
bu hareketi yapmasının sebebi, polenlerle dolu olan uzantıları titreştirerek
onların dışarı çıkmalarını sağlamaktadır. En nihayet arının son
derece orjinal olan bu keşfi sayesinde polenler sanki bir çeşmeden
akıyormuş gibi yerlerinden çıkarlar. Ne varki yapılan araştırmalar
sonucunda bilim adamları yalnızca belli arıların bu frekans ayarını
tutturabildiğini, dolayısıyla bu kıymeti polenleri de sadece onların
elde ettiğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca bu arı cinsi çiçeğin tüm
polenlerinin çıktığına emin oluncaya kadar, üzerinde durdukları
uzantıları titreştirmeye devam ettirir.
Tüm bu işlemler sonucunda amacına ulaşan arı artık büyük bir çalışkanlıkla
onları kümeler halinde özenle arka ayaklarındaki taşıma sepetlerine
yerleştirir. İşte böyle muhteşem bir yolla Rabbimiz, bu çiçeğin
polenlerinin diğer çiçeklere ulaşmasına izin vermektedir. Arının,
polenleri ortaya çıkarma yeteneği düşünüldüğünde bir dizi harika
gözler önüne serilmektedir. İlk olarak, bitkiler arasında hızla
uçan arının bu çiçeğin uzantıları üzerinde hassas bir frekans ayarı
yapması hemen dikkati çekmektedir. Arı böyle bir hareketi özel olarak
yaptığına göre yaşadığı bölgede yetişen birbirinden farklı özelliklere
sahip birçok çiçek arasından pembe yılan çiçeğini de tanıyor olmalıdır.
Bunun yanında şüphesiz, hem çiçeğin yapısını hem de polenlerin iç
kısımda gizlendiğini bilmek zorundadır. Fakat üzerinde durulması
gereken esas nokta arının, polenlerin çıkması için gereken bu hassas
frekans ayarını nasıl tutturduğudur. Zira çiçeğin uzantıları, frekansın
gerekenden düşük olması durumunda hiç tepki vermemektedirler. Elbette
hiç bir akla ve bilgiye sahip olmayan bu küçük canlının, böylesine
ince bir planı kendi kendine keşfettiğine inanmak imkansızdır. O
da tüm canlılar gibi Cenab-ı Allah 'a boyun eğmekte ve kendisi için
taktir ettiği bu rızıktan yine Rabbinin ilhamı ile faydalanmaktadır.

|